Osman KARA

NEYİ UNUTTURMAK NİYETİNDESİNİZ?

Sabah sabah yaygın basın gazetelerinin birinci sayfalarını şöyle bir gözden geçirdim. Heyhat, bir ikisi hariç büyük çoğunluğunda ya hiç bahis yoktu Türk’ün Milli Mücadelesinin başlangıç günü olan 19 Mayıs 1919’dan ya da günah savma babından bir iki sütunluk yer ayrılmıştı.

 

Eğer tam bağımsızlıktan bahsedecek ve bununla gururlanacaksak, eğer ulusal egemenlik diye bir kavrama en ufak bir saygımız söz konusu olacaksa, Mustafa Kemal Atatürk’ü sevsek de sevmesek de 19 Mayıs 1919’u yok sayamayız, yok saymamalıyız. Çünkü 19 Mayıs 1919, tarihin bu en köklü ve en şanlı milletinin tam bağımsızlık yolunda Anadolu’nun dört bir yanında yaktığı çoban ateşlerinin bir volkana dönüşmesinin en önemli adımıdır. Bu çoban ateşi ve volkan tanımları benim değil, Milli Mücadele’nin kahramanlarından Mareşal Fevzi Çakmak Paşa’nındır.

 

Bir de şu var; kahramanlarla korkakları, vatanseverlerle hainleri bir kefeye koyamazsınız ve de Milli Mücadele’nin kahramanları ile Milli Mücadele karşıtlarını bir arada resmedemezsiniz. Mustafa Kemal Atatürk’le, Kazım Karabekir’le, Mareşal Fevzi Çakmak ve Hüseyin Rauf Orbay ve diğerleriyle Damat Ferit, Süleyman Şefik ve Nemrut Mustafa Paşa’yı onlarda asker diye yan yana koyamazsınız. Bu tavır o hainleri yüceltmez ama sizi küçültür.

 

Evet; Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi, Ankara Müftüsü Hoca Rıfat Efendi gibi Dürrizade Esseyit Abdullah da, Mustafa Sabri de, İskilipli Atıf da ulemadandır ama ortak yanları unvanlarından ibarettir. İlk ikisi Milli Mücadele’nin yanında yer alırken sonrakiler tamamen Milli Mücadele’nin karşısında, İngilizlerin ve Yunanlıların yanındadır. Verdikleri fetvalar, yayınladıkları bildiriler ortadadır. Yunan uçakları havadan, İngiliz gemileri denizden taşıdırlar Anadolu’ya o kirli fetvaları ve bildirileri. Çok yazılmıştır, ben de değişik zamanlarda yazdım, tekrarlamak gereksiz diye düşünüyorum ama gerekirse yine yayınlarız.

 

Bir de Mütareke basını var yüz karası olan. Mevlanzadeler, Ali Kemaller, Refik Halitler, Refi Cevatlar ve diğerleri. Günümüz basını bir ikisi hariç henüz ihanette o kadar ileri gitmiş değil. Onlar şimdilik ya yok saymak ya da çarpıtmakla meşguller.

 

Onların yani mütareke basınına mensup olanların çoğu zaferden sonra apar topar yurt dışına kaçtılar. Kimi Türklükten istifa etti, kimi Irakta Kürt devleti kurmak mücadelesine katıldı, kimi İtalya’nın, Fransa’nın sahil kentlerinde sefahat içinde yaşadılar ve sefalet içinde öldüler. Kimileri de afla yurda geri döndüler.

 

Refik Halit Karay da afla yurda dönenlerden birisidir. 1922’deki firarından 16 yıl sonra 18 Temmuz 1938’de yurda dönerken, duygularını soran Tan Gazetesi’ne verdiği cevabı daha önce yayınlamıştım. Bir kere daha yayınlamanın tam zamandır.

 

“Dönüş sevincim katmerlidir.

Sevgili Yurdumu ne halde bıraktım? Nasıl bir harika ile karşılaşacağım.

Dumanı yaslı tüten bir fabrika bacası tanırdım: Zeytinburnu…  

Ankara’da tek bina Taşhan’dı.

Bankalarda dilimiz ötmez, şirketlerde sözümüz sökmezdi.

Trende Türkçemi Rumlaştırmadan biletçiye meram anlatamazdım.

Tokatlıyan’da Frenkçe söylemezsem garsona dilediğimi kolayca yaptıramazdım.

Plajlarımızda yüzen yabancılara kıyıdan korkarak bakar, Avrupa’dan dönerken hudutta şapkamı pencereden atardım.

Memlekette toprağın kurusu bizim, yaşı elindi.

Bıraktığım haldeki bu vatan yerine istiklal ve mucize ülkesine kavuşmaktan duyduğum heyecan içimde şu yaşımda ağlar güler ilan bebeklerine döndüm.

 

Mütemadiyen tekrarladığım şu: Yaşa Atatürk, beni gurbette de göğsümü kabartarak yaşatan Atatürk…

 

Atatürk, tüm silah arkadaşları, Milli Mücadelenin aziz şehit ve gazileri nurlar içinde yatsınlar. Onlar görevlerini yaptılar, bize bağımsız bir devlet ve vatan bıraktılar. Şimdi görev sırası bizde, onların emanetini bizden sonrakilere aldığımız gibi lekesiz devretmek. Allah yar ve yardımcımız olsun.

 

Yazarın Yazıları
ÇİZGİLERİ VARDI ONLARIN03 Haziran 2020 27 MAYIS VE İSMET İNÖNÜ31 Mayıs 2020 27 MAYIS VE MENDERES30 Mayıs 2020 27 MAYIS VE TÜRKEŞ29 Mayıs 2020 TÜRKÜLERİMİZ, ŞARKILARIMIZ VE DE HALAYLARIMIZ26 Mayıs 2020 NEYİ UNUTTURMAK NİYETİNDESİNİZ?19 Mayıs 2020 GÜNEŞ HA DOĞDU HA DOĞACAK18 Mayıs 2020 3 MAYIS NEDİR NE DEĞİLDİR? (III)10 Mayıs 2020 3 MAYIS NEDİR NE DEĞİLDİR?(II)09 Mayıs 2020 3 MAYIS NEDİR NE DEĞİLDİR?08 Mayıs 2020
ANA SAYFA YAZARLAR GÜNCEL EKONOMİ SİYASET SPOR GALERİ WEB TV İLETİŞİM