Mustafa GENÇ

KIRK YIL ÖNCE VE KIRK YIL SONRA!

Kırk yıl önce nerede idik?

Kırk yıl sonra yani bugün neredeyiz?

Bu sorunun gecikmiş cevabını bugün vermeye çalışıyoruz.

Neden mi?

Aslında bu cevabın gecikmesinin nedeni bizzat benim. Ancak sağlığımı ve sıla-ı rahim zorunluluğumun da etkisini hesaba katmalıyız.

Aniden Sıla-ı Rahim kararını verince Cumartesi günü olan diyaliz nöbetimi Doktorum Sayın Naci Bey’e ricamızlaCuma’ya aldık. Cumartesi günü erken saatte Trabzon’a doğru yola çıkıp dönüşümüzün de yorgunluğu ile ancak şimdilik cevap verebiliyoruz.

Evet, kırk yıl önce yani 12 Eylül 1980’de nerede idik?

Hergün 15-20 kişinin ideolojik hedefler için öldürüldüğü bir ülkede yaşıyorduk.

Sağdan ve soldan başka renk tonu bulunmayan- tanınmayan bir ülkede yaşıyorduk.

İhtilal kıvamı oluşsun diye daha fazla kanın akmasının- akıtılmasının hesaplarının yapıldığı ülkede yaşıyorduk.

Kıvam oluşsun diye aynı silahlarla hem sağdan ve hem soldan nice gençlerin heba edildiği bir ülkede yaşıyorduk.

Bazı yerlerde sabah, akşam ve yatsı namazlarına gidilemeyen bir ülkede yaşıyorduk.

Kıvam oluşsun  için bir sağdan bir soldan gençlerimizi öldürtenler, sonradan adalet için de bir sağdan bir soldan gençlerimizin idam sehpasına gönderilen ülkede yaşıyorduk.

Adalet(!) uğruna bunlar yetmediği için yaşı tutmayan çocukların , mahkeme  marifetiyle böyyük adam yapılarak idam sehpasına gönderilen ülkede yaşıyorduk.

Peki, bugün yani kırk yıl sonra neredeyiz?

Kırk yıl öncesine göre daha çok renkleri tanıyarak yolumuza devam edebiliyoruz. Hep birlikte karar veremezsek bile hep beraber tartışıyoruz. Güvenle çalışıyor, güvenle yiyor ve güvenle yürüyebiliyoruz. Kırk yıl önce bunların hiçbiri yoktu.

11 Eylül’de patlayan silahlarla 12 Eylül’de susan silahlar aynı idi. Tetiği çeken ile durduran eller de aynı idi.

Ölen çocuklar, ağlayan gözler, cezaevlerinde inleyen gençler, yanan yürekler, sehpalarda sallanan yavrular bizim, hepsibizimdi.

Ya milli irade gaspçıları kimlerdi?

Onlar da milletin silahını millete çeviren hainlerdi…

Bir daha olmaması dileğiyle…

Yazarın Yazıları
TÜRKİYE’NİN CEMAATLER GERÇEĞİ-lll-19 Eylül 2020 TÜRKİYE’NİN CEMAATLER GERÇEĞİ-ll-17 Eylül 2020 TÜRKİYE’DE CEMAATLER GERÇEĞİ-l-16 Eylül 2020 KIRK YIL ÖNCE VE KIRK YIL SONRA!15 Eylül 2020 İMAM HATİP DÜŞMANLIĞININ PERDE ARKASI!10 Eylül 2020 POLİTİKACILAR VE BÜROKRATLARI İÇİN TARİHİ ALTIN KURALLAR!06 Eylül 2020 KORONAVİRÜS SORUMLUSU KİMDİR?04 Eylül 2020 ANADOLU PLATFORMU’NUN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÇALIŞTAYI’NDAN-ll-31 Ağustos 2020 26 VE 30 AĞUSTOS HEPİMİZİNDİR!30 Ağustos 2020 ANADOLU PLATFORMU’NUN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÇALIŞTAYI’NDAN-l-28 Ağustos 2020
ANA SAYFA YAZARLAR GÜNCEL EKONOMİ SİYASET SPOR GALERİ WEB TV İLETİŞİM