Mustafa GENÇ

İSLAMCILIK TARTIŞMALARI-ll-

İslamcılık Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğünde;

“Müslümanlığın esaslarını sadece dini hayatta değil, hukuksal, ekonomik ve siyasal düzenlemelerde de geçerli kılmak isteyen.”şeklinde tanımlanmıştır.

Misalli Büyük Türkçe Sözlükte de İslamcılık, “İslamiyet taraftarı olan, İslamiyet’i hayata geçirip uygulamayı arzu eden kimse” şeklinde tanımlanmıştır.

1980 yılında yayımlanmış İslamcı Gence Notlar adlı kitabımızda tanımla ilgili şu ifadelere yer vermiştik:

“İslamcı Gençlik kavramı üzerine yürüyecek kişiler çıkabilir.

Bize göre İslamcı Genç; İslam’a inanan, İslam’ı yaşayan, milleti için gözünü kırpmadan canını feda edebilen, milletinin bütün fertlerini ırk, bölge ve sınır farkı gözetmeksizin kardeş kabul eden, gerçek adalet ve doğruya inanan; zalim düzenlere gerçek “HAKK” adına karşı çıkan mert, doğru, dürüst, yiğit, milletinin menfaatini kendi menfaatine feda etmeyen asil mücadele ruhu ile dolu, zalim düzenlere ve yardakçılarına karşı kuyruk sallamayan her yaştaki kişilerdir.”(S.9).

Türkiye’de İslamcılık tartışmalarını kavram tanımlarına ve yönteme kadar indirgeyenler vardır.

Belirtmekte yarar vardır ki, “Siyasal İslamcılık, Kültürel- Siyasal ya da Fundamandalist İslam gibi kavramlar ve tanımlar dış merkezlidir .

Aynı şekilde İslamcıların yöntemleri ve stratejileri de dış dünyanın etkisindedir. Bu nedenledir ki gerek kültürel ve gerekse siyasal İslamcılar başarılı olamamışlardır.

İslamcılar, İslamcı Osmanlı şairi Mehmet Akif ile Cumhuriyet İslamcısı Necip Fazıl’in şiirlerini okuyarak kitlelere İslam’ın mesajını vermeye çalışmışlardır. Oysa bunlardan Mehmet Akif korumacı olup N. Fazıl ise sistemcidir. Çünkü yaşadıkları sistemler farklıdır.

Nurettin Topçu, Sezai Karakoç ve N. Fazıl Cumhuriyet’in İslamcıları olup satır aralarında vermiş oldukları sistem inşa mesajları yeterince algılanabilmiş değildir. Bu kadar bile mesafe alınamamıştır.

Bu başarısızlığı bazen, “iki ileri bir geri mehter yürüyüşü ile izah etmeye çalışanlar olsa bile biz buna katılmıyor ve başarımızı, “ Bir ileri, iki geri adımla yürüyoruz” şeklinde anlatmaya çalışıyoruz.

Zira bizler hep kazandıklarımıza bakıyoruz. Oysa biraz da kazandıklarımıza paralel olarak kaybettiklerimize de bakmak gerekir. Kaybettiğimiz sınavlar, kazandıklarımızdan çok daha fazladır. Asıl değerlerimizi kaybederken kazandığımız tali değerlerle övünüyoruz.

İslamcıların en büyük yanlışı sistemi inşa etmeden, sistemi ayağa kaldıracak insan kaynaklarını ihmal etmeleridir. Ne mevcut sistemi ve ne de inşa edeceği sistemi bilmeyenler, mevcut dengeyi de kuramazlar. Duvar ustasından marangoz, demir ustasından da duvar ustası olmaz.

Selam ve dua ile…

Yazarın Yazıları
İSLAMCILIK TARTIŞMALARI-ll-27 Eylül 2020 İSLAMCILIK TARTIŞMALARI-l25 Eylül 2020 TÜRKİYE’NİN CEMAATLER GERÇEĞİ- lV-21 Eylül 2020 TÜRKİYE’NİN CEMAATLER GERÇEĞİ-lll-19 Eylül 2020 TÜRKİYE’NİN CEMAATLER GERÇEĞİ-ll-17 Eylül 2020 TÜRKİYE’DE CEMAATLER GERÇEĞİ-l-16 Eylül 2020 KIRK YIL ÖNCE VE KIRK YIL SONRA!15 Eylül 2020 İMAM HATİP DÜŞMANLIĞININ PERDE ARKASI!10 Eylül 2020 POLİTİKACILAR VE BÜROKRATLARI İÇİN TARİHİ ALTIN KURALLAR!06 Eylül 2020 KORONAVİRÜS SORUMLUSU KİMDİR?04 Eylül 2020
ANA SAYFA YAZARLAR GÜNCEL EKONOMİ SİYASET SPOR GALERİ WEB TV İLETİŞİM