Nami Cem İYİGÜN

BASILI YAYINLARIN AKIBETİ - 4

Kitaplar, dergiler, gazeteler ve hatta tapu kayıtlarından sözleşmelere değin kod olarak ifade edilebilecek hemen her şeyin tamamen dijitalleşmesi önünde teknolojik bir engel yok. Ama özellikle kitap ve dergi gibi telifli içeriklerin tamamen kâğıttan dijitale geçmeleri için fiyatlandırma ve ödeme konularının günümüzden çok daha işlevsel ve kalıcı bir usule bağlanması gerekiyor. Bunun için artık en fazla öne çıkan seçenek dijital paralar olarak görülmeye başlandı. Burada dijital para deyince ilk akla gelen Bitcoin gibi kripto paralardan değil, günümüzün resmi fiat para birimlerinin dijital versiyonlarından bahsediyorum.
Kanada hükümeti 2012 yılında “para biriminde evrim” sloganıyla kendi dijital para birimi olan “MintChip”i test etmeye başlayan ilk hükümet oldu. 2017 yılında Dubai, “Emcash” adını verdiği dijital para birimini piyasaya sürdü. Dubai’den bir yıl sonra Venezuela, ülkedeki petrol ve diğer doğal kaynak rezervleri ile desteklenen “Petro” adlı dijital parasını hayata geçirdi. Venezuela’nın peşinden de Afrika ülkelerinden Tunus’ta “e-Dinar” ve Senagal’de “e-CFA” adlı ilk dijital kurlar hizmete sunuldular. Japonya’nın “J-Coin”, Rusya’nın “Kripto-Ruble” ve İsveç’in “e-Kron” adı verilen dijital para birimlerini 2020 veya 2021 yılında kullanıma açacakları sanılmaktadır. 2017’de merkez bankası tarafından dijital para birimi üretilmesinin ekonomik, teknolojik ve yasal etkilerini değerlendirmeye yönelik birkaç yıllık bir araştırma programı başlattığını açıklayan İngiltere’de ilk dijital Pound denemelerinin yakın bir zamanda gerçekleştirilmesi bekleniyor. IMF’in başındayken merkez bankalarına kendi kripto para birimlerini çıkarma tavsiyesinde bulunan Christine Lagarde’ın başkan seçilmesiyle Avrupa Merkez Bankası’nın da Euro’yu dijitalleştirme yönünde hamle yapabileceği konuşulmaya başlanmıştır. ABD Merkez Bankası yetkilileri de zaman zaman ABD’nin Dolar veya başka bir ad altında kendi dijital para birimini yaratmayı düşündüğünü dile getiriyorlar. Keza Uruguay’dan Çin’e kadar başka pek çok ülkede de merkez bankaları tarafından dijital para birimlerinin üretilmesi için çalışmalar başlamış durumda. Medyadan takip edilebileceği gibi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, geçtiğimiz Temmuz ayında bizim de dijital para basacağımızı ilan etti.
Önümüzdeki yıllar içerisinde dünya genelinde geleneksel para birimlerinin basılı formları yanında bir miktar dijital alternatifi tedavüle sürülmüş olacak. Bunun asıl konumuz olan e-kitaplar ve e-dergilerle ilgili yönü, dijital paraların kolaylıkla mikro ödemelere bölünebilme özelliği. Mesela Youtuberlar veya bloggerlar gibi bağımsız içerik üreticileri, faaliyetlerini günümüzden çok daha tatmin edici gelir getiren bir iş haline sokabilecekler. Çünkü bir Youtuberın her videosunu tıklamada 0,0001 birim gibi küçücük bir dijital ödemenin izleyicilerden otomatik olarak çekilmesi onlar için hissedilir değilken, milyonlarca kişiden tıklama alan Youtuber açısından önemli bir kazanç anlamına gelecektir. Aynı şekilde dijital paranın mikro ödemelerde kullanılabilmesi, azalan abonelikler ve reklam gelirleri nedeniyle çalkantılı zamanlar geçiren e-gazete ve e-dergiler gibi içerik sağlayıcılar üzerinde de olumlu etkilere yol açabilecektir. Çünkü dijital para sayesinde makale başına, bölüm başına, saat başına, oynatılan video başına, arşiv erişimi veya haber uyarısı başına küçük miktarda para tahsil etmek uygulanabilir hale gelecektir. Böylece gazeteler veya benzeri kuruluşlar, abonelik metoduyla tüm içeriği toptan ücretlendirmek ile sinir bozucu banner reklamlarına rıza göstermek arasında bir tercih yapmak zorunda kalmayacaklar, ürettikleri içeriklerin tıklanma oranlarına göre kazanç elde edebileceklerdir.
Dijital paranın aynı bölünebilirlik özelliği, hemen anlaşılabileceği üzere e-kitap platformlarına yeni bir ekonomik model sunmak noktasında da inanılmaz vaatler içeriyor. Dijital ve mikro ödeme metodu ile okuyuculardan indirilen veya açılan kitap başına değil, okunan sayfa sayısına yahut eserin başında geçirilen zamana göre ödeme tahsil edilmesi bile konuşulan ihtimaller arasında. Bu da yazarlara yeni bir sorumluluk getirebilir. Eğer kitaplarından tatmin edici paralar kazanmak istiyorlarsa, bunu artık sadece şık bir kapak tasarımı yaptırıp ilginç bir isim bularak sağlayamayacaklardır. Tüm kitabın baştan sona okunmasını temin edebilmek için daha nitelikli ve daha akıcı metinler yaratmak zorunda kalacaklardır. Benzer konulara zaman zaman döneceğiz. Şimdilik 4 yazıdan oluşan bu diziyi bitirebiliriz.

Yazarın Yazıları
ASKERİ HAREKÂT14 Ekim 2019 TEMEL SORUNUMUZ30 Eylül 2019 İSTİKBAL GÖKLERDE16 Eylül 2019 BASILI YAYINLARIN AKIBETİ - 402 Eylül 2019 BASILI YAYINLARIN AKIBETİ - 324 Ağustos 2019 BASILI YAYINLARIN AKIBETİ - 215 Ağustos 2019 BASILI YAYINLARIN AKIBETİ - 105 Ağustos 2019 HAKİKAT SONRASI ÇAĞ29 Temmuz 2019 KİTLELERİN BİLGELİĞİ01 Temmuz 2019 ZENGİN YAŞAM, MESUT ÖLÜM23 Haziran 2019
ANA SAYFA YAZARLAR GÜNCEL EKONOMİ SİYASET SPOR GALERİ WEB TV İLETİŞİM