Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU

SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK

Empati yapmak hayatı anlamlandırmak için çok önemli bir araçtır. Empati yapma beceresini geliştiren insanlar ömrün gayesini, insani ilişkileri, toplumsal sorumlulukları daha iyi kavradığı gibi yaşadığı olayları da daha iyi analiz etme kabiliyetine sahip olur.

İnsanın günlük hayatta olup bitenlere karşı değer yargıları gelişirken sevdiği insanları gelişmelerin merkezine koyarak empati yapması onları erdemli hale getirir. Herkesin her an yaşadığı olaylardan örnek vermek gerekirse bir toplu taşım aracında yaşlı, engelli, bebekli vb. bir insana yer verirken onların yerine sevdiği bir insanı koyan kişi, bu işi büyük bir haz alarak yapar. Çocuğu bir sınava hazırlanan ebeveyn evladının hak ettiğini alabilmesi için olabildiğince adil bir sınav ister. Aynı şekilde çocuklarının bir meslek sahibi olmasını isteyen her kişi onların diğer adaylarla eşit şartlarda yarışması için mücadele eder. Hastalarının, yaşlılarının daha huzurlu bir hayat geçirmesi için daha sessiz, daha temiz, daha güvenli bir çevrede yaşanmasını arzu eden kişi bunun için çırpınır durur. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün ancak sonuç aynı yere çıkar. Gündelik hayatta karşılaştığımız olaylara karşı gösterdiğimiz tavırlarımızda yaşananlar sevdiklerimizin başına gelmiş gibi davranırsak insan olma adına önemli bir eşiği geçtik demektir.

Dünyaya barış hakim olsun mu sorusuna ruh hali sağlıklı olup da hayır cevabı verecek bir insan yoktur. Ancak bu cevabın gereğini yapanların sayısı aynı oranda değildir. O yüzden bu iyi niyet, bir slogan olmanın ötesine geçemez. Ülkelerindeki en küçük terör olaylarında büyük gösteriler yapan insanlar dünyayı kasıp kavuran pek çok gelişmeye kayıtsız kalmaktadır. Oysa terör öyle bir beladır ki bir gün kendini besleyip büyütenleri de mutlaka vurur. Öyleyse Irak’taki ile Fransa’daki, Suriye’deki ile İsveç’teki, Irak’taki ile ABD’deki, Afganistan’daki ile İngiltere’deki, Filistin ile Kanada’daki, .... çocukların hayatı aynı derecede kıymetli olmadığı ölçüde dünyada barış sağlanamaz.

Dünyanın belirli yerlerinde refah ve huzur adası haline gelen bazı ülkelerin zenginlikleri tek başına onların huzurlu olmasına yetmez. En temel insani ihtiyaçlara bile ulaşmakta zorluk çeken bir milyar civarındaki insan ortada dururken bazı toplumların huzur içinde yaşaması uzun süreli olmayacaktır. İnsanlığın huzur bulması için uluslararası kuruluşlar etkinliğini artırıp açlıkla mücadele eden toplumlara yardım etmediği müddetçe huzursuzluk, adeta bir salgın hastalık gibi bütün dünyaya yayılacaktır. Güney Amerika ülkelerinin bazılarında bunun örnekleri mevcuttur. Pek çok büyük servet sahibi hiçbir şeyi olmayan insanların tepkisinden çekinerek özel orduların koruduğu izole mekanlarda hayatlarını sürdürmektedir. Gelir farklılığındaki uçurumdan kaynaklanan farklılaşmanın yaratacağı huzursuzluk domino etkisiyle bir anda küresel bir bunalıma sebep olabilir.

İnsanlığın içerisinde bulunduğu problemler bir yazıyla temas edilemeyecek kadar çoktur. Ancak burada dikkat çekilen meseleler bile dertleşebilmek adına yeterlidir. Yaşadığımız sıkıntılara çözüm üretmek ferdi gücün ötesinde bir irade gerektirir. Ancak bu iradenin ortaya çıkabilmesi, bireysel adımların atılmasıyla ortaya çıkacaktır. Bunun için ilk doğru hamle de sevdiklerimiz üzerinden empati yapmaktır.

Yazarın Yazıları
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK13 Kasım 2019 DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ YER İSİMLERİ ÜZERİNE20 Eylül 2019 ANADOLU’YU YURT EDİNMEK31 Temmuz 2019 TARİHTEN TÜRK’Ü ÇIKARIRSANIZ26 Temmuz 2019 İSLAM DÜNYASI VE TÜRKLER04 Temmuz 2019
ANA SAYFA YAZARLAR GÜNCEL EKONOMİ SİYASET SPOR GALERİ WEB TV İLETİŞİM