Vedat ÇINAROĞLU

COVİT-19, KAPİTALİZM VE DOGMALAR

İnsanlığı günlerdir kaygı ve korku ortamına sürükleyen asalak(virüs, parazit) yok edilme yöntemi bulununcaya ve uygulanıncaya kadar birincil uğraşı konusu olmaya devam edecek. Bilim ve bilim insanları bu bunalıma(kriz) çözüm bulacaklardır, bulduklarına ilişkin belirtiler de vardır. Belirtiler kesinleştiğinde kaygı ve korku yerini umut ve sevince bırakacaktır. Umut ve sevinç yolunu açacak iki yaşamsal kelime; “Akıl ve Bilim”dir!

Çok bilinen bir Atasözümüz var; “Bir musibet(yıkım) bin nasihatten(öğüt) evladır(iyidir). Sözün hangi saptamaları ya da önerileri getireceği belli olsa da yazmak gereklidir. Kapitalizmin ve kapitalizme bağımlılığın yarattığı yönetim ve yaşam biçiminin bir yıkım(musibet) olduğu anlaşılamaz, görülemez ve bu yıkım yolundaki yürüyüş sürdürülürse yeni yıkımlar kaçınılmaz olacaktır. Ayrıntısız ana başlıklarla sunalım:

A. YÖNETİM

1. Her alanda yapılacak çalışmalarda temel ilke “Akıl ve Bilim” olmalıdır.

2. Her alandaki yönetim aşamalarında görev yapacakların Cumhuriyetin temel niteliklerine bağlı ve alanında değimli(liyakat) olmaları birincil koşul olmalıdır. ( Bu koşula ilişkin ölçütler(kriter) hukuki güvence altında tutulmalıdır.)

3. Ulusun temel gereksinimleri dışa bağımlılıktan kurtarılmalıdır.

4. Sağlık ve eğitimdeki özelleştirme uygulamalarına son verilerek parasız olmaları sağlanmalıdır.

5. Savurganlık, gösteriş ve gereksiz harcamaların son bulması sağlanmalıdır.

6. “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır” ilkesine koşut olarak, üretimevleri yurt yüzeyine yayılarak kalabalık yerleşim yerlerindeki kişi sayısı sağlıklı yaşam koşullarını sağlayacak düzeye indirilmelidir.

7. Çok katlı yapılar yerine birkaç katlı, bahçeli ve bol yeşil alanlı yerleşim tasarımları uygulamaya konulmalıdır.

B. EKİN(KÜLTÜR) DEĞİŞİMLERİ İÇİN ÖNLEMLER

1. “fast food” olarak adlandırılan “ayak üstü” sağlıksız yemek alışkanlığının değiştirilerek toplumun sağlıklı beslenmesini özendirecek çalışmalar yapılmalı.

2. Dondurulmuş gıdaların sağlık üzerindeki etkileri bilimsel çalışmalarla belirlenerek, gıda üzerindeki sermaye terörü engellenmelidir.

3. Gıda zincirinin her aşamada etkili önlemlerle denetleneceği bir düzen(sistem) kurulmalıdır.

4. “Yerel Tohum” özendirilerek sağlıklı gıda tüketiminin alt yapısı desteklenmelidir.

5. Dinlence(tatil) anlayışı üzerindeki ekonomik, duygusal ve ayırımcı sömürü engellenmelidir.

6. Kapitalizmin toplumu aşırı harcama yapmaya yönelik özendirmeleri denetim altına alınmalıdır.

7. Yukarıdaki önerilere eklenebilecek çok sayıda önlemler için eğitimin her aşamasında etkin tasarımlar yapılarak uygulanmalıdır.

C. DOGMALARIN( SAPLANTILI KESİN HÜKÜMLER, BAĞNAZLIK) YOK EDİLMESİ

Corona asalağının yıkımı yaygınlaştıkça görülmüştür ki Sağlık Bakanlığının en çok zorlandığı alan inanç bağnazlığına dayalı davranış biçimleridir. Umre’ye gidişin önlenememesi, dönenlerin sağlık denetimine alınmasındaki güçlükler, toplu ibadetler için

devam eden anlamsız dirençler kaygı ve korkuların kaynağındaki temel etmenler olmuştur. Bu nedenle kişiler, inanç değerlerinde özgür olmakla birlikte başkalarının inanç değerleri ve yaşam biçimlerine saygı duymak, öz değerlerini yaşamak uğruna toplumun sağlık ve güvenliğine zarar verecek davranışlardan uzak durmak zorundadırlar;

1. Devlet herhangi bir din, mezhep, tarikat veya cemaate dayanarak yönetilemez.

2. Başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere hiçbir yönetim aşaması herhangi bir inancın temsilciliğini yapamaz. Diyanet İşleri Başkanlığının görevi her türlü “Misyonerlik” çalışmalarına karşı toplumu korumak olmalıdır.

3. Devlet, ulusa yapacağı görevler için ulustan topladığı gelirleri herhangi bir inancın korunması ve yaşatılması için kullanamaz. Cami, Kilise, Sinagog veya başka bir dini yapı yapamaz ve harcamalarına yardımcı olamaz.

4. Devlet, dini oluşumlara veya toplumun sağlığına ve güvenliğine gözdağı verecek dini yeğlemelere veya davranışlara hoşgörü gösteremez.

5. Diyanet İşleri Başkanlığı kısıtlı sayıda ilahiyatçı bilim insanından oluşan bir “Danışma Kurumuna” dönüştürülerek, inanç sömürme aracı olmaktan çıkarılmalıdır.

6. Eğitimdeki din temelli öğretim terkedilmeli, eğitim uzmanlarının uygun göreceği yaşta ve isteğe bağlı olan bir din eğitimi uygulanmalıdır.

7. Din temelli her türlü tarikat, cemaat, vakıf, dernek kurulması engellenmelidir.

Önemli bir konuyu yazmadan olmaz. Coronadan korunmak için zorunlu olmadıkça evlerimizden çıkmıyoruz. 70.000 kadar olduğu bilinen evsizler için herhangi bir önlem alındığını duymadım. Umarım hükümet veya yerel yönetimler gerekli çalışmaları yapmışlardır.

Bugün 21 Mart. Türklerin Nevruz Bayramı kutlu olsun

Yazarın Yazıları
YANLIŞTA DİRETMENİN ANLAŞILMAZLIĞI07 Nisan 2020 KALIT29 Mart 2020 COVİT-19, KAPİTALİZM VE DOGMALAR21 Mart 2020 İRTİCAİ TOTALİTARİZMİN KLAVYE KORKUSU13 Mart 2020 HENDEKLERDE VURULDUK05 Mart 2020 BİR KAÇ ŞEHİT!26 Şubat 2020 YURTTAN GÖRÜNÜMLER19 Şubat 2020 SİYASİ AYAK11 Şubat 2020 Algı31 Ocak 2020 ZEVAHİRİ KURTARMAK23 Ocak 2020
ANA SAYFA YAZARLAR GÜNCEL EKONOMİ SİYASET SPOR GALERİ WEB TV İLETİŞİM