Embiya SANCAK

Karantina

Bu günlerde dünyamız bir müsibetle karşı karşıyadır. Müsibet nitelemesinin uygun olduğunu düşünüyorum. Müsibet tanımlaması içine giren olumsuzluklar Kur’anı Kerimde 10 ayette geçmektedir.

Müsibeti bertaraf etmek için tamamen bilimsel önlemleri devreye sokmak esastır. Corana virüsünün neden olduğu Covid-19 hastalığına yakalanmamak için corana virüsünün vücüdumuza girmemesi gerekiyor. Önlemlerden biri de karatinaya alınmaktır.

Şehrimizde bilinen karantinaya alınmalaya sebebiyet veren olayları araştırdım.Şöyle ki:

‘’Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için insan veya hayvanların belli bir yerde gözetim altında tutulması anlamına gelen karantina uygulaması Osmanlı Devleti’nde ilk olarak 1831 yılındaki büyük kolera salgını sırasında olmuştur.

( Gülden Sarıyıldız, “Karantina”, DİA, c. 24, İstanbul 2001s. 463)’’

Benim yazılarımı , sosyal medya paylaşım ve bilgilendirmemleri takip edenler hatırlarlar.

Sık sık Samsun Karantina Meydanından behsederim. Bu meydan denilen yer şimdi ki Kazım Paşa Caddesine Cumhuriyet meydanında girişte merkez içine girişte ki Vakıfbank’ın bitişiğinde ki binadır. Samsun’un 1858 haritasında Karantinahane olarak belirtilmiştir.

‘’Osmanlı’da karantina sıhhi yönünün dışında hem harici hem de ticari boyutları olan bir meseledir. Sahillerde kurulan karantinahaneler sayesinde limana gelen yolcu ve malların kontrolü yapılmış, hastalıkların yayılması engellenmeye çalışılmıştır. Ancak karantina uygulamaları limana giriş çıkışlarla ilgili bir mesele olduğu için ticareti de yakından ilgilendirirdi. Bir bölgede karantina uygulaması olması o limanın ya da bölgenin belli olmayan bir süre boyunca ticari faaliyetlerinin durması anlamına gelirdi.

Samsun’da kolera hastalığı çıktığından tahaffuzhanelerde gereken tedbirlerin alınması ile ilgili haberler hem toplum sağlığı hem de ticaretin sıhhati açısından çok önemli neticeler doğurmaktaydı.

Bir yerde karantina uygulamasının olması yolcu ve ticari mal taşıyan gemilerin trafiğini olumsuz etkileyip tüccarların zaman ve para kaybına neden olmaktaydı. Samsun’dan vapurla geleceklerin Sinop tehaffüzhanesinde karantinaya alınmaları, ya da esnaftan Yovanaki’nin hastalığa yakalanmasıyla evinin kordon altına alındığı ve hastalığın dokuz kişiye daha bulaşması ) gibi hadiseler bölgeyi siyasi, idari, ticari açıdan birinci derecede etkilemişti.

Kolera’dan eser kalmadığı halde, gemilerin hala uğratılmamasından dolayı 20 günden beri Samsun’da mahsur kalan 1000’den fazla İstanbul ve Trabzon yolcusu için acilen gemi gönderilmesi, Canik’te uygulanan karantinanın kaldırılması için padişah iradesi yayınlanması karantinanın bölgedeki olumsuz etkilerinin bir an önce silinmesi için atılan adımlardan biridir.’’

Osmanlı arşiv belgelerrinden derlediğim 1831 yılı Samsun’da ki kolera salıgını sadece bir örnekti.

Ticareti, iş hayatını , sosyal hayatı , çok fazla etkileyen 1831 Samsun Kolera Salgını geçmesine rağmen yarattığu travma yok edebilmek için Padişhin iradesinin yayınlanması çok önemlidir.

Günümüzde tek adam iradesi yoktur. Devlet vardır. Devletin sözü vardır. Devlet sözü de bilim insanların sözü olmalıdır. Şimdiye kadar böyle gelişti.Bakanlar sadece ilim insanlarının sözcüsüdür.

Ben kişisel olarak Diyanet İşleri Başkanlığını Ümreye izin vermekta basiretsiz davrandığını düşünüyorum.

Yaşım 70 yani evde karantinaya girdim. Bol bol yazı yazıyorum. Arşivlerden aldığım belgeleri inceliyorum.

Vefat eden milletimizin fertleri için yüce Allah’tan rahmetler diliyorum.

Yazarın Yazıları
TARIMSAL DEPO İNŞAAT RUHSATI İLE TERMİK SANTRAL YAPILMASI02 Nisan 2020 ÇARŞAMBA BELEDİYE BAŞKANI30 Mart 2020 Sala vermek27 Mart 2020 Karantina23 Mart 2020 KANUNSUZLUĞA DOKUNMAYIN16 Mart 2020 "100 İŞÇİ ÇALIŞTIRIYORUM!"11 Mart 2020 LOGO 26 Şubat 2020 KENTLER DÖNÜŞÜNCE CENNET Mİ OLUR ?19 Şubat 2020 MİMAR BAŞKANIN MİMARLAR TOPLANT17 Şubat 2020 SOSYAL MEDYA ÇÖPLÜK MÜ13 Şubat 2020
ANA SAYFA YAZARLAR GÜNCEL EKONOMİ SİYASET SPOR GALERİ WEB TV İLETİŞİM