Nevval SEVİNDİ

KORONALI GÜNLER

3 haftadır dışarı çıkmadım. Çocukluğumdan beri okuma hastası biri olarak evde kalmak en çok sevdiğim durumdu.

Ancak zorunlu olduğunda durum değişiyor.

Tüm dünya “eve tıkıldık” duygusundan patlıyordu, karantinayı kabul etmek istemedi. Görünmeyen bir “virüs” yüzünden özgürlüğünü veremezdi. Eve girmedikçe çığ gibi büyüyen ölüm oranları herkesi dehşete düşürdü. Ölüm korkusuyla eve kapandı dünya.

Bilimsel bilgimiz şu;virüs vahşi hayvanlardan insanlara geçti. İki çeşit bir tanesi değişim geçirmiş. Bunun nedeni sadece Çinlilerin vahşi hayvanları sattığı “vahşi hayvan pazarı” ve yemesi değil. Dünyada vahşi hayvanlara ve ekosisteme bağlı bitki,hayvana insanın yer bırakmaması.

Bunu çocukluğumdan biliyorum. Dağlarda yılan görürdük. Tavşan,bıldırcın gibi yabani hayvan boldu avcı olan dedem getirirdi mevsiminde. Ormana gidince kaçışan tavşan görmek bir zevk idi. Kartal,şahin gibi kuşları tanıyorduk. Çocuklarınıza sorun hangisini gördü? Hangi yabani hayvan veya çiçekleri tanıyor? Dağlarda yabani nergis toplardık. Lale,papatya toplardık. Gelincik şerbeti yapılırdı. Şimdi gençlerin hiçbir fikri yok. Hayatlarında tabiat, kır veya çayır çimen yok.

Kırlardan nefret ediyorum diyen çocuklar tanıdım 2000 başında.

Anne babalar sadece ev,araba almakla meşguldü.

Hindistan 1milyar nüfuslu bir ülke. İnsanlar tropik dev ormanları işgal ettikçe kaplanlara, vahşi hayvanlara yer kalmadığında dev çöplüklere iniyorlar yemek için. İnsan ve hayvan ayni yerde besleniyor,yaşıyor.

Türkler eskiden doğaya çıkar, bahçeli evlerde oturur, kırlarda yer içerdi. 1970’lerden sonra kibrit kutusu fiziksel ve ruhsal yetersizliği ortada apartman dairelerine tıkıldılar. Türk kültürüne uygun biçim ve içerikten yoksun, insani standartları düşük bu hanelerin sonuçlarını alıyoruz artık.

Karanlık penceresiz mutfaklar, banyolar nemle zehirlenir, kadınlar ömürlerini burada geçirir oldu. Güneş alınabilecek

parklar, ormanlar yetersiz kaldı. Yok edildi. Yeşilin ve pınarların yok oluşu binlerce bitki ve hayvanın yok olması.

Ağaç dikmekle ormanın bir ilişkisi yoktur. Ağaç dikince vahşi hayvan ve bitki dünyasını dikemiyorsunuz. Milyonlarca yılda oluşmuş ekosistemler betona gark edildi son 50 yıl! Tüm Anadolu toprakları ve şehirleri perişan oldu. Korumaya çalışanlar sayesinde kalanlar var şükür ama kayıp çok büyük.

Korona günlerinde evde otururken sadece ekmek,börek,yemek yapmayalım. Ailemizle ve çevremizle ilişkimizi de düşünelim. İletişimi arttırıp anlamaya çalışalım. Duyduğumuz her şeye inanmak yerine doğru bilgiyi arayalım. Anneanne, dedelerimizden öğrendiklerimizi hatırlayalım. Nasıl yaşarlardı´, kanaatkar,sade, kıskançlık krizi olmadan, israf günahtır diyerek.

Bayat ekmekler atılmaz tatlı olur,kahvaltıda yumurtalı ekmek olurdu. Şımarıklık yapmazlardı. Giyim kuşamda da yüz tane elbiseleri yoktu! Komşu yaptı , televizyonda herkes alıyor ben de ben de diye koşturmazlardı.

Korona virüsü ciddi bir tehlike. Bilim insanlarının ve siyasi liderlerin de dediği şu; virüs kolay yok olmayacak!

Onunla yaşamayı öğrenmek için her şeyi yeniden düşünmek ve ona göre yaşamımızı değiştirmemiz şart.

Yeni bir dünya gerçeği bu.

Yazarın Yazıları
KORONALI GÜNLER10 Nisan 2020 BEN YARINI DÜŞÜNÜRÜM21 Şubat 2020 CENNETİN ANAHTARI17 Şubat 2020 DİL SÖYLER VE SAKLANIR29 Ocak 2020 MİLLİ SİNEMA VE FİLM 24 Ocak 2020 KİMLİĞİ OLAN KENT08 Ocak 2020 1928’DE ERGENEKON03 Ocak 2020 İyiliğin rengi beyaz31 Aralık 2019 Sessiz ol kalbini dinle!24 Aralık 2019 Zaferin Doruğu: Edirne02 Aralık 2019
ANA SAYFA YAZARLAR GÜNCEL EKONOMİ SİYASET SPOR GALERİ WEB TV İLETİŞİM